POSTANARŞİZM ANARŞİ – Hakim Bey
Hakim Bey’in 1987’de yazdığı aşağıdaki yazı TAZ – Temporary Autonomous Zones: Ontological Anarchism, Poetic Terrorism adlı kitabının içinde yer alıyor. Anarşizmi bir ideoloji olarak kutsamayı ve tarihsel haklılık hezeyanından doğan naifliği bir yana bırakan bu metin, gündelik hayatı ve kültürü özgürlükçü bir kalkışmaya konu eden bir yaklaşıma sahip. Bu da tümüyle benimsemesek de Hakim Bey’i özgürlükçü post-teorilerden beslenen postanarşizm düşünce ailesinin bir üyesi haline getiriyor. Bugün postyapısalcılık ve anarşizmin sentezini ifade eden, klasik anarşizmin epistemolojik sınırlarının ötesine geçen bir anarşizme doğru alınan yolda bu metnin doğrudan ya da dolaylı olarak bir başlangıç noktasını, özgürlükçü düşünceyi sınırlayan 19. yüzyıl paradigmalarından bir kopuşu ifade ettiğini söylemek abartı olmayacaktır.
Kara türbanları ve parıltılı giysileri ile ONTOLOJİK ANARŞİ DERNEĞİ üyeleri, şiraze halıların üstüne yayılarak toplanıyor, acı kahvelerini hüpürdetip, uzun çubuklar ve sipsiler tüttürüyorlar. Soru şu: (özellikle Kaliforniya bölgesinde) anarşizmden kaçılması ve anarşizmin terk edilmesi karşısında bizim tavrımız ne olacak: kınayacak mıyız göz mü yumacağız? Onları tasfiye mi edeceğiz yoksa ileri-öncüler (advance-guard) olarak kabûl mü edeceğiz? Gnostik seçkinler mi diyeceğiz… hainler mi?
Aslında, kaçaklara ve onların anarşİZMe dair çeşitli eleştirilerine epey sempatimiz vardır bizim. Tıpkı Sinbad ve Korkunç Yaşlı Adam1 gibi, anarşizm de büyülü bir şekilde omuzlarına yapışıvermiş olan -yenilginin ve devrimci mazoşizmin mirasıyla avlanmış- bir Şehit’in cesediyle yitik tarihin durgun suları içinde sağa sola sendeleyip duruyor.
Anarşizm, trajik Geçmişle imkânsız Gelecek arasında, Şimdi’yi kaybetmiş gibidir; sanki kendi kendisine, şimdi ve burada, GERÇEK ARZULARIM NELERDİR, diye sormaktan korkuyor. Çok geç olmadan NE YAPABİLİRİM? … Evet, kendinizi, uğursuz bakışlarını sana dikmiş ve “Gerçek Arzun Nedir?” diye soran bir sihirbazın karşısında hayal et: Kekeleyip zırvalıyor musun, işi ideolojik laf kalabalığına mı getiriyorsun? Yoksa Hayal ve İrade sahibi misin? Hem hayal kurup hem de cüret edebiliyor musun, yoksa iktidarsız bir fantazinin ahmağı mısın?
Aynaya bir bak ve dene… (nasılsa maskelerinden biri sihizbazın yüzüdür).
Günümüzün anarşist “hareketi”nin içinde hemen hemen hiç Siyah, Hispanik,2 Yerli Amerikalı ya da çocuk yok…. oysa teoride bu tür gerçekten ezilen gruplar, herhangi bir anti-otoriter isyandan en fazla kazançlı çıkacak kimseler olarak duruyorlar. Bu durum, anarşİZMin bu sahiden yoksunlara, hakiki ihtiyaçlarını ve arzularını gerçekleştirebilecekleri (ya da en azından bunun için gerçekçi bir mücadele verebilecekleri) somut bir program sunmamasından olabilir mi?
Eğer durum buysa, bu başarısızlık sadece anarşizmin neden yoksullara ve marjinallere hitap etmediğini değil, neden kendi safları içinde de soğumalar ve kaçışlar yaşadığını açıklıyor. Yapılan gösteriler, 19. Yüzyıl klasiklerinin yeniden basımları ve grev gözcüleri zincirleri, yaşamsal ve cüretkâr bir kendini özgürleştirme komplosuna pek elvermiyor. Eğer bir hareket ezilip büzülmek yerine büyümeliyse, fazla yüklerden arınmanın ve riskli birtakım düşüncelere kucak açmanın vakti gelmiş demektir.
Bir potansiyel var. Yakınlarda bir gün, çok sayıda Amerikalı, ağızlarına zorla, gerici, sıkıcı, isterik, sahte lezzetlerle tadlandırılmış çöp tıkıştırıldığının farkına varacak. Öğürüp boğüren koca bir homurtu korosu… ortalığı yakıp yıkan, yağmalayan kızgın kalabalıklar… vs. vs… Kara Bayrak öfkeye bir odak kazandırabilir ve onu Hayalgücünün isyanına yönlendirebilir. Mücadeleyi 68’de Sitüasyonizmin, ve 70’lerde Autonomia3’nın bıraktığı yerden sürdürebilir ve bir ileri aşamaya taşıyabiliriz. Kendi zamanımızda isyan edebilir, ve süreç içinde, tek bir mevsimlik bile olsa, pek çok Hakiki Arzumuzu gerçekleştirebilir, kadim Zaman/Mekan bütünlülüğü içinde kaçık bir özgür-alan, kısa bir Korsan Ütopyası yaşayabiliriz.
Eğer O.A.D. (Ontolojik Anarşi Derneği) “hareketle” kan bağını korumak istiyorsa, bunu sadece kaybedilmiş davalara olan romantik bağlılığımızla yapamayız – ya da tamamen böyle yapamayız. Bütün “politik sistemler” içinde anarşizm (eksiklikleri aksaklıklarına rağmen, ve tam da ne politik ne de sistem olduğundan) bizim gerçeklik, ontoloji ve varlığın doğası kavrayışlarımıza en yakın yerde duruyor… Kaçaklara gelirsek… onların eleştirilerine katılıyoruz ama yeni ve güçlü alternatifler sunmadıklarının da farkındayız. Bu yüzden, şimdilik anarşizmi içinden değiştirmeye odaklanmayı yeğliyoruz.
İşte programımız yoldaşlar:
1- Toplumumuzun en iğrenç yönlerinden biri olan açıktan ayrımcılığın yerini ruhsal ırkçılığın aldığını saptayıp bunun üzerine çalışmak. Başka kültürlerle yaratıcı kaynaşmalar; özellikle birlikte yaşadıklarımızla.
2- Her türlü ideolojik saflığı terk etmek. (Bob Black’in pro-tem4 sloganını kullanırsak) Ne kolektivist ne de bireyci “3. Tür” anarşizmi benimsemek. Kendini beğenmiş putların tapınağını temizlemek, Korkunç Yaşlı Adam’dan, kutsal emanetlerden ve şehit menkıbelerinden kurtulmak.
3- Çalışma Karşıtı hareket ya da “Sıfırçalışma” hareketi son derece önemli; Eğitime ve çocukların köleleştirilmesine karşı radikal ve belki şiddetli saldırı da buna dahil.
4- Amerikan samizdat5 ağını geliştirmek; eskide kalmış propaganda ve yayın yapma taktiklerini yenileme. Pornografi ve popüler eğlenceyi radikal yeniden eğitim için araçlar olarak kullanmak.
5- Müzikte 2/4 ya da 4/4’lük vuruşların hakimiyeti yıkılmalıdır. Yeni bir müziğe ihtiyacımız var, tamamen zırdeli fakat yaşamı onaylayan, ritmik açıdan zarif ama yine de güçlü -ve buna HEMEN ihtiyacımız var.
6- Anarşizm kendini İsa’nın öğretileirne benzer bir materyalizmden ve 19. yüzyılın bayağı, iki boyutlu bilimselliğinden sıyırmalıdır. “Bilincin daha yüksek aşamaları” kötücül papazlar tarafından icat edilmiş HORTLAKLAR değildir sadece. Şark, okült, ve kabile kültürleri gerçek anarşist tarzda “mülk edinilebilecek” tekniklere sahiplerdir. “Bilincin daha yüksek aşamaları” olmazsa anarşizm sona erer, bir sefalet, mızmızlanan bir şikayet biçimi olarak kendi üstüne kapanıp kurur. New Age bok püsüründen arınmış, amansızca heretik ve ruhban karşıtı; tüm yeni bilinç ve metanoya6 teknolojilerine hevesli olan pratik türden bir “mistik anarşizme”, şamanizmin bir demokratikleştirilmesine, zehirsizleştirilip dinginleştirilmesine ihtiyacımız var.
7- Cinsellik saldırı altında, açıkça Sağdan ve daha belirsiz bir şekilde sözde-öncü (avant-pseud) “post-cinsellik” hareketinden ve hatta daha da belirsiz bir şekilde medyadaki ve reklam dünyasındaki Spektaküler Rekuperasyon tarafından saldırıya uğruyor cinsellik. Cinsel-Politik (SexPol) farkındalıkta büyük bir adım atmanın, ve çok-biçimli erosu (tam da veba ve kasvetin suratına çarpmak için) patlayıcı biçimde yeniden olumlamanın, bütün duyuların kelimenin tam anlamıyla yüceltilmesinin ve bir zevk öğretisinin tam zamanı. Bütün dünya nefretini ve utancı terkedin.
8. Solculuğun zamanı geçmiş yükünün yerini almak için yeni taktiklerle denemeler yapın. Radikal ağların pratik, maddi ve kişisel yararlarını vurgulayın. Zamanımız şiddete ve militanlığa elverişli değil; ama şüphesiz bir parça sabotaj ve yaratıcı bozgun hiç bir zaman yersiz değildir. Kıvırtıp homurdanmayın; komplo kurup fesatlık yapın. Özellikle Sanat Dünyası’nın bir doz “Şiirsel Terörizme” ihtiyacı var.
9- Post-endüstriyel toplumun mekânsızlaşması bir takım yararlar sağlıyor (mesela bilgisayar ağları) ama tahakküm biçimleri olarak da otaya çıkıyor (evsizlik, nezihleştirme7, mimari insansızlaşma, Doğa’nın yok edilmesi vb.). Altmışların komünleri bu güçleri atlatmaya çalıştılar ama başaramadılar. Toprak sorunu kaybolmayı reddediyor. Mekan kavramını denetim mekanizmalarından nasıl eder de ayırabiliriz? Bölgesel gangsterler, Ulus/Devletler, bütün haritayı kaplamış durumda. Bizler için bağımsızlığın haritacılığını kim icad edecek, bizim arzularımızı da içeren bir haritayı kim çizebilir?
AnarşİZM en nihayetinde anarşi demektir ve anarşi de kaos. Kaos sürekli yaratımın temel ilkesidir…. ve Kaos hiçbir zaman ölmedi.
O.A.D. Genel Kurul Toplantısı Mart 1987, New York City.
1 Korkunç Yaşlı Adam. Haşhaşilerin Alamut Kalesi’ndeki şeyhi olan, Dağın Yaşlı Adamı olarak da anılan Hasan Sabbah kastediliyor-en.
2 ABD’de yaşayan Latin Amerika asıllılar –en.
3 İtalyan Otonomi hareketi, ‘Autonomia Operaia’ (İşçilerin Özerkliği) Autonomia Organizzata diye de bilinir (Örgütlü Özerklik) –en.
4 Pro tempore’den, şu an için geçerli –en.
5 Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde ve onun yörüngesindeki ülkelerde hükümetin yasakladığı ama el altından basılıp dağıtılan yayınlar ve bu tür yayın yapma sistemi. Bugün, genel olarak yeraltı yayınları anlamında –en
6 ‘metanoia’ Yunanca ‘kişinin fikrini değiştirmesi’nden, tinsel dönüşüm veya uyanış –en.
7 ‘gentrifikasyon’, yüksek tabakadan insanların, daha önceden yoksul insanların yaşadığı bir sokak ya da semte yerleşip onları yerinden etmesi –en.
ps.: siyahi dergisi sayı I.de yayınlanmıştır.
bir yorum yazın